close
6

Siroz geriye dönüşümü olmayan, yani iyileşmesi mümkün değildir, şayet zamanında müdahale edilirse problemler azaltılabilir. Siroza genelikle alkol ve nadirense hepatit B, C ve D sebep olur. Alkol veya hepatit nedeniyle karaciğerin dokusu bozulur ve dokunun aralarına yerleşen bağdokusu karaciğerin kendisini yenilemesini engeller ve ölen hücrelerin yerine sürekli bağdokusu hücreleri yayılır ve gelişir. Bağ dokusu karaciğeri adeta yüzlerce loplara bölerek karaciğerde odacıklar (loplar) oluşur. Bu loplar arasındaki kann, safra, enzim, asit vb., sıvı akışı engelendiğinden karaciğer görevini yapamaz. Karaciğer dokusunun bozulması nedeniyle portal hipertansiyon, fonksiyon bozuklukları, sertleşme, sarı renk alma, asit artışı ve karında su toplanması gibi rahatsızlıklar bağ dokusu nedeniyle oluşur. Bağ dokusu karaciğeri adeta parçalara ayırırcasına loplar oluşturur. Portal damardan gelen kanın normal akışı engellendiğinden portal hipertansiyon ortaya çıkar. Buradaki fazla kan yemek borusu damarlarında yogunlaşır ve zamanla variz gibi sarkık oluşumlar görülür. Buda yemek yerken yutkunma zorluğuna neden olur ve hatta bu damarın yırtılması ile iç kanama olabilir. Sirozu tedavi etmek adeta imkansızdır ve alkolu bırkmayanların sonu ölüm olabilir.

Sirozun sebepleri:
En önemli sebep alkoldür ve ayrıca diğer etkenlerde rol oynar.
1-) En önemli sebep alkoldür.
2-) Hepatit B, C ve D
3-) Otoimmün hepatit (immün sisteminin bazı vücut hücrelerini yabancı madde olarak algılıyarak ona karşı savaş acması )
4-) Safra yolları hastalıkları
5-) Uzun süre kimyasal ilaç kulanma
6-) İş gereği bazı kimyasal ilaçlarla temas halinde olma
7-) Vücudun demir-, bakır- ve yağ metabolik bozuklukları (yağlı madde yiyince hazmedememe enzim yetersizliği veya eksikliği nedeniyle olabilir)

Sirozun belirtileri:
Hastalığı üç devrede ele alabiliriz ve her safhasında yeni yeni rahatsızlıklar görülür.
1a-) Yorgunluk ve güçsüzlük
1b-) İştahsızlık, bulantı, zayıflama
2a-) Sarılık
2b-) Kaşıntı
2c-) Dalak büyümesi
2d-) Hormon anormalikleri: Karaciğer östrojen hormonunu arıtamaması nedeniyle erkeklerin gögüsleri büyür ve cinsel güçleri azalır.
2e-) Ödem: Vücudun su toplaması, özeliklede bacaklarda ve karında şişkinlikler olur.
3a-) Yemekborusu damarlarında oluşan variz zamanla patlayarak iç kanamaya sebep olur. Bu çok tehlikelidir.
3b-) Siroz genelikle karaciğerkanserine dönüşür, karaciğer kanserine yakalananların % 80?i siroz nedeiyledir.
3c-) Karaciğerin kandaki zehirli maddeleri arıtamaması nedeniyle kanda oranı yükselen zehirli maddeler, özeliklede amonyak beyin hücrelerini tahripeder.
3d-) Konsentrasyon zafiyeti, şaşırma ve hatta aptallaşma görülür.
3e-) Sirozun ilerleyen safhasında karaciğer iflaseder ve kişi ölebilir.

Rizikolu insanlar:
1-) Erkeklerin % 40?ı siroza yakalanmakta ve bunun en önemli sebebi ise alkoldür, şayet bir kişi günde 60-100 ml alkol alırsa, yani iki litre bira veya 700 ml şarap veya 100 ml rakı içerse
2-) Bayanlardada aynı şekilde alkolle en önemli riziko faktörüdür vehatta erkeklere göre az alkol içmelerine ragmen daha kolay siroza yakalanabilirler.
3-) Hepatit B, C ve D?ye yakalananlarda siroz çok kolay ortaya çıkar.
4-) Bazı karaciğer hastalarıda siroza dönüşebilir.

Siroza karşı alınabilecek tetbirler:
1-) Siroza alkol sebep oluyorsa mutlaka alkolden kurtulmak için tedavi görmek gerekir.
2-) Şayet hepatit B, C ve D varsa mutlaka hemen tedavi olunmalı ve uzak ülkelere yapılan seyahatlerde hepatite karşı aşı yapılmalıdır.
3-) Siroz teşhisinden sonra beslenmeye dikkat edilmeli hayvansal besinlerden uzak durulmalıdır, çünkü hayvansal besinler karaciğeri zorlar.

Sirozu teşhis:
Öncelikle doktor hastanın geçmişteki hastalıkları hakkında bilgi sahibi olması gerekir. Hastanın alkol kulanıp kulanmadığı, hepatit olup olmadığını mutlaka bilinmesi gerekir. Eşteki hastalık (hepatit) cinsel münasebet sırasında bulaşabilir. Ayrıca uzak ülkelere yapılan seyahatlerde hepatite yakalanmamak için aşı yaptırıp yaptımadığının bilinmesi gerekir. Doktor hastasını elle muayene ederek karaciğerinin durumu hakkında bilgi sahibi olunabilir.

Sirozlu karaciğere dokununca sert ve üzerinin düğüm düğüm gibi olması ile kendini belieder. Ayrıca dalağın büyüklüğü tesbitedilir ve karında su olup olmadığı karına vurularak anlaşılabilir. Buna ilavetten derinin sararması, deride ağ şeklinde damar görülür ve ellerin rengi kırmızı görülür. Karaciğerin ne durumda olduğu kesin olarak kan muayenesi ile karaciğerin enzim kalitesi ve kandaki karaciğer hücrelerinin durumu anlaşılır. Ayrıca ultrason (sonografi) ile karaciğerin büyüklüğü ve doku yapısı hakkında bilgi sahibi olunabilir.

Sirozu tedavi:
Siroz ilerlemişse tedavisi adeta imkansızdır, fakat başlanğıç safhasında ise bazı ilaçlarla hastanın rahatsızlıkları hafifletilebilir.
1-) Hastanın mutlaka alkolü bırakması gerekir.
2-) Karında su birikmesine karşı idrar söktürücü ilaçlar kulanılır.
3-)Yüksek tansiyona karşı tetbir alınır.
4-) Konsentrasyon zafiyetine karşı ilaç alınır.
5-) Karciğer transplantasyonu son çaredir, fakat transplantasyondan sonra organın vücuda uyumu için ilaçlar alınır.
6-) Doğal ürünlerle tedavi: Devedikeni tohumundan eldeedilen ilaçların hastanın daha uzun süre çaşamasına yardımcı olduğu yapılan araştırmlarla tesbitedilmiştir. Gökçek İksiri, Gökçek Tonik veya ZYE immün sistemini giçlendirir ve karaciğerdeki zehirlerin arıtılmasında rol oynayarak hastayı rahatlatır.

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.